| Çevrimiçi Üyeler |
8 kullanıcı çevrimiçi (1 kullanıcı Şiir Defteri sayfasında)
Üyeler: 0 Ziyaretçiler: 8
devamı... |
|
Şiir Gönder
Şiir Defterinde Toplam 66 Şiir Bulunmaktadır.
|
66
25.01.2012
|
CANIM ÖĞRETMENİM
|
polat
|
|
|
|
Sensin bize öğreten Bilgilerimizi çuğvaltan Bilgilerimizi çalıştıran Şu an büyüttüğün öğrenciler sana hayraan kaldı biliyor musun? sen belki bilmiyorsun ama ben biliyorum sana kocaman bir teşşekkür etmeliyiz artık şimdiki öğrenciler de sana teşşekkür ediyorlar.
|
65
08.01.2012
|
BATAN GEMİ
|
esra_313
|
|
|
|
İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim! Sağa sola sallanıp,bakın,çırpınıyorum; Fakat bilmem ki sarhoş onlar mıdır,ben miyim; İnsanlar dalgasına tutulmuş bir gemiyim!
Deliklerim açıldı tazyikinden suların; Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum! Güverteyi yıkıyor çığlığı yolcuların. Kudurmuş denizinde hakkın çırpınıyorum!
Gittikçe kabarıyor,amanın,bu dalgalar; Ufuk sise gömülü,ne gelen var ne giden. Kaptan imdat düdüğü durmadan çalar! Kaptan imdat düdüğü beyhude çalar!
Ne zaman kara yüzü göreceğim,ne zaman! Bir ümit dağılıyor çıkan her nefesimden. Batacağım galiba bir limana varmadan! Ne zaman kara yüzü göreceğim,ne zaman. Yazar : CAHİT SITKI TARANCI
|
64
26.11.2011
|
Eskidendi, Çok Eskiden
|
Saçkan
|
|
|
|
Hani erken inerdi karanlik, Hani yagmur yagardi inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işiklar yanardi evlerde, Eskidendi, çok eskiden.
Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken, Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden.
Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamişken, Eskidendi, çok eskiden.
Hani şarkilar bizi bu kadar incitmezken, Hani körkütük sarhoşken gençligimizden, Daha biz kimseye küsmemiş, Daha kimse ölmemişken, Eskidendi, çok eskiden.
Şimdi ay usul, yildizlar eski Hatiralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden Geçen geçti, Geceyi söndür kalbim Geceler de gençlik gibi eskidendi Şimdi uykusuzluk vakti.
|
63
19.10.2011
|
ÖĞRETMENİM
|
aleyna
|
|
|
|
Bütün karanlığın ulu güneşi, Her gece gönlüme dol öğretmenim. Kim ki çıkmak ister ömür dağına, Ancak senden başlar yol öğretmenim.
Hep çürüsün sana küfreden diller, Kökten kopsun sana taş atan eller, Senden küçük güzellikler, güzeller, Sendeki bir başka hal öğretmenim.
Satır satır düşüncemde kanımsın, Kanımın içinde başka canımsın, Yaradandan sonra küçük tanrımsın, Sende hikmet, kudret bol öğretmenim.
Adaletin A harfini sen yazdın, Zorluklaları sen öğrettin, sen çözdün, Hesabı keşfettin, atomu ezdin, Sana tüm engeller kul öğretmenim.
Sen ağlarken ya ben nasıl güleyim? Rehbersiz menzili nasıl bulayım? Eline, gönlüne kurban olayım, İşte bir canım var, al öğretmenim.
Mahzuni sızlanır övgüm az diye, Benden neler çektin, oku, yaz diye, Gene yatır dizlerine saz diye, Beni ölene dek çal öğretmenim...
|
62
11.11.2010
|
Hancı
|
ibrahim
|
|
|
|
Gurbetten gelmişim, yorgunum hancı! Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş... Aman karanlığı görmesin gözüm! Beyaz perdeleri, ger yavaş yavaş. Sıla burcu burcu... ille ocağım!.. Çoluk çocuk hasretinde kucağım... Sana her şeyimi anlatacağım, Otur baş ucuma, sor yavaş yavaş.
Güç bela bir bilet aldım gişeden; Yolculuk başladı Haydarpaşa'dan! Hancı n'olur, elindeki şişeden, Birkaç yudum daha ver yavaş yavaş!
Ben o gece, hem ağladım, hem içtim, İki gün, diyardan diyara uçtum... Kayseri yolundan, Niğde'yi geçtim; Uzaktan göründü, Bor yavaş yavaş...
Garibim; her taraf bana yabancı, Dertliyim; çekinme, doldur be hancı! İlk önce kımıldar hafif bir sancı; Ayrılık sonradan kor yavaş yavaş...
Bende bir resmi var, yarısı yırtık, On yıldır evimin kapısı örtük! Garip, bir de sarhoş oldu mu artık; Bütün sırlarını der yavaş yavaş...
İşte hancı! ben, her zaman böyleyim, Öteyi ne sen sor, ne ben söyleyim... Kaldır artık, boş kadehi neyleyim, Şu bizim hesabı, gör yavaş yavaş...
Bekir Sıtkı Erdoğan
|
|
| Fatih Sultan Mehmet |
 |
| Rehberlik |
 |
| Defteri İmzala |
 |
|